Ayrıntılı Konu Bilgileri
Konu BaşlığıKonu: Küller ve Kar
Cevap SayısıCevap Sayısı: 0 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 168 defa
Konuyu Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Gönderen Konu: Küller ve Kar  (Okunma sayısı 168 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

    Mustafa38

  • Fc Yönetici
  • Fc Üye
  • *****
  • İleti: 7237
  • Konu: 4729
  • Nerden: kayseri
  • Durumum: tr
  • Rep Puanı : +2049/-0
  • Cinsiyet: Bay
  • Flatcast Destek Maviss.Com
    • FLATCAST DESTEK MAVİSS
  • Çevrimiçi
Küller ve Kar
« : 06 Temmuz 2010, 15:24:07 »

Forum İçeriğimiz Ziyaretçilere Kapalıdır Lütfen Üye Olun

Flatcast Destek Maviss Türkce Destek Sitesi Site Ekle




Kanada doğumlu olan ve Amerikada yaşamını sürdüren fotoğraf sanatçısı Gregory Colbert'in son

çalışması bir sanat şahaseri olarak galeri galeri dolaşıyor.

Kanada doğumlu olan ve Amerikada yaşamını sürdüren sanatçı, 14 yılda Hindistan, Mısır,

Myanmar, Tonga, Sri Lanka, Namibia, Kenya, Antarctica gibi pek çok ilginç yeri gezerek hazırladığı

fotoğrafları Ashes and Snow (Küller ve Kar) isimli sergisiyle ülke ülke fotoğraf severlerin

beğenisine sunuyor…

Fotoğraflarla ilgili yapılan genel yorum ise İnsanlar ve hayvanların ahenk içinde yaşadıkları bir

dünyaya olan özlemini anlattığı düşüncesi…



















Bu anda bana gelirsen,

dakikaların saat olur,

saatlerin gün,

ve günlerin bir ömür olur.



**



Ashes and SnowFillerin Prensesine...

Tam bir yıl önce kayboldum.

O gün bir mektup aldım.

Beni fillerle yaşamımın başladığı yere

geri çağırıyordu.

Lütfen aramızda bir yıldır süren

sessizlik için beni bağışla.

Bu mektup sessizliği kırdı.

Sana yazacağım 365 mektubun ilki.

herbir sessizlik günü için bir tane.

Asla bu mektuplardaki kendimden

fazlası olmayacağım.

Bunlar benim kuş yolu haritalarım.

ve bunlar doğru olacağını

bildiklerimin hepsi.

Herşeyi hatırlayacaksın.

Herşey öncesi gibi olacak.

Zamanın başlangıçında,

gökyüzü uçan fillerle doluydu.

Her gece gökyüzünde aynı yere yatıyorlardı.

Ve bir gözleri açık hayal kuruyorlardı.

Eğer gece yukarıdaki

yıldızlara bakarsanız...

bir gözleri açık uyuyan fillerin

ışıldayan gözlerini görürsünüz.

En iyisi bizi izlemeye devam edin.



***



Evim yandığından beri

ayı daha net görüyorum.

İçime düşen tüm cennetlere bakıyorum.

Ellerimle tuttuğum cennetler gördüm,

fakat bıraktım.

Tutamadığım sözler gördüm.

Azaltamadığım acılar...

İyileştiremediğim yaralar...

Dökemediğim gözyaşları...

Kederlenemediğim ölümler gördüm.

Karşılık veremediğim dualar...

Açmadığım kapılar...

Kapatmadığım kapılar...

ve yaşamadığım hayaller...

Kabul edemediğim,

bana sunulanların hepsini gördüm.

Arzu ettiğim,

fakat asla almadığım mektuplar gördüm.

Olabileceklerin tümünü gördüm,

fakat asla olmayacak...



***



Hortumunu yukarı kaldırmış bir fil

yıldızlara bir mektuptur.

Balinanın suda sıçraması

denizin dibinden bir mektuptur.

Bu imgeler hayallerime bir mektuptur.

Bu mektuplar sana olan mektuplarımdır.



***



Kalbim pencereleri yıllardır açılmamış

eski bir ev gibidir.

Fakat şimdi pencerelerin

açıldığını duyuyorum.

Turnaların Himalayaların

eriyen karlarının üstünde...

yüzdüğünü hatırlıyorum.

Deniz ayısının kuyruğunda uyumak...

Sakallı fokların şarkısı...

Zebranın havlaması...

Kumun çıtırdamaları...

Karakulakların kulakları...

Fillerin egemenliği...

Balinaların suda sıçraması...

ve boğa antilopunun silueti...

meerkat'in ayak parmağının

kıvrımını hatırlıyorum.

Gange nehrinde yüzmek...

Nil'de gemi yolculuğu...

Hatshepsut kolidorlarında dolaşmayı ve

birçok kadının yüzünü hatırlıyorum.

Sonsuz denizler ve binlerce mil nehirler...

Babalar ile çocuklar hatırlıyorum...

ve tadı...hatırlıyorum...

ve şeftalinin kabuğunu soymayı...

Herşeyi hatırlıyorum.

Fakat geride bırakılanları

hiç hatırlamıyorum.

rüyalarını hatırla...

hatırla...



***



Savanna fillerini daha uzun izledikçe,

daha fazla dinledikçe,

daha fazla açtıkça,...

bana kim olduğumu hatırlatıyorlar.

Koruyucu filler, doğa orkestrasının

tüm müzisyenleri ile birlikte...

çalışma isteğimi duyabilir mi?

Filin gözlerinden görmek istiyorum.

Adımları olmayan dansa katılmak istiyorum.

Dansın kendisi olmak istiyorum.

Eğer daha yakına gelir veya

daha uzağa gidersen söyleyemem.

Yüzüne baktığımda bulduğum

huzuru özlüyorum.



**



Eğer şimdi yüzün bana dönerse,

kaybolduğunu sandığım yüzü

tekrar bulmam belki daha kolay olur.

kendimin.



Tüy ateşe

ateş kana

kan kemiğe

kemik iliğe

ilik küllere

küller kara



Balinalar şarkı söylemiyor,

çünkü bir cevapları var.

Şarkı söylüyorlar,

çünkü bir şarkıları var.

Ne önemlidir,

sayfada yazılı olan değil,

Önemli olan,

gönülde ne yazılı olduğudur.

Haydi mektupları yak

ve küllerini kara ser.

Nehrin kenarında,

bahar geldiğinde ve kar eridiğinde

ve nehir yükseldiğinde kıyısına geri dön.

ve kapalı gözlerinle

mektuplarımı tekrar oku.



Bırak kelimeler ve imgeler vücudunu

dalgalar gibi yıkasın.

Ellerinle kulaklarını kapa

ve mektupları tekrar oku.



Cennet müziklerini dinle.



sayfa, sonraki sayfa, sonraki sayfa...



Kuşun yolundan uç.

Uç..

Uç.



..

.





 (Gregory Colbert’in 2005 yapımı Belgesel Sunumu)







      
       
Konuyu Paylaş:
  digg  slashdot  delicious  technorati  facebook  twitter  google  google


Seo4Smf Tagleri:
Etiket:
 


SimplePortal 2.3.3 © 2008-2010, SimplePortal